Motosiklete yeni başlayanlar yâda motosikletini değiştirmek isteyenlerin yaşadığı
en büyük problemlerden biriside motosiklet seçme kıstasları ve zorluklarıdır.
Yeni motosiklet alacağım acaba ne almalıyım? Motosiklet kullanmaya hangi motosiklet
ile başlamalıyım? gibi sorular yanında direk olarak X marka motosiklet, şu silindir
hacminde motosiklet diye nokta atışları da yapanları görmek mümkündür. Bu konuyu
ülkemizdeki motosiklet seçme kriterleri ve normal şartlarda olması gereken durum
olarak iki dalda incelemek gerekir.
Motosiklet kullanmayı biliyorsunuz ve motosiklet almaya karar verdiniz. Bu durumda
ülkemiz motosikletçileri için ilk problem büyük motosiklet alma merakıdır. Normal
şartlar altında basamak basamak yükselen hacim, güç ve cüsseye sahip motosikletlerle
camiadaki yerinizi almanız gerekirken direk büyük motosiklet ile başlamak şüphesiz
büyük bir hata olabilir.
Bu konuyu bazı örneklerle açarak irdelemekte fayda görüyoruz.
Sizce Amerika’da neden genelde büyük cüsseli araçlar kullanılır? Bunun birçok
cevabı olabilir ancak en mantıklısı benzin fiyatlarının çok ucuz olmasıdır.
Peki, Japonya’da neden küçük araçlar tercih sebebidir? Bu iki örnek arasında
ki fark iki ülke vatandaşlarının kültür, ekonomi, yaşam tarzı ve bakış açıları
ile ilgili farkla açıklanabilir. Olayın ekonomik yönü bir tarafa bırakılırsa,
toplumun yaşam tarzı, kültürü ve hayata bakış açısı bazı toplumsal edinimleri
de beraberinde yaratır. Amerikalı denince iri cüsseli, bol jean giymiş, altında
da koca tekerlekleri olan jip veya kamyoneti olan bir adamın aklımıza gelmesi
sizce ne kadar olağan ise bunun yanında bir Japon dediğimiz zaman, minyon tipli,
küçük arabalı, çalışkan bir insan örneği de o kadar doğrudur diyebiliriz. Her
iki örnek, %90’ ımızın doğru bulduğu bir benzetme ise bu insanlardan bahsedildiğinde
ilk aklımıza gelen sıfatlarda şu şekilde olacaktır: Amerikalı, kendini beğenmiş,
havalı… Japon; mütevazı, çalışkan… Bu örnekte altını çizmek istediğimiz konu,
bazı toplumlardan bahsederken o toplumun analizinin çok kolay yapılabildiği
ve bu analizlerde, ülkenin toplumsal yapısının etken olduğudur.
Peki, Türkiye denince nasıl örnekler ortaya çıkabilir? Örneğin asgari ücretle
geçimini sağladığı halde son model cep telefonu sahibi olan insanların bol olduğu
bir ülkedir diyebilirmiyiz? Benzinin çok pahalı olduğu bir ülke olmasına rağmen
1,6 silindirlik arabalardan aşağısının pazarda pek te fazla tercih edilmemesi
neyle açıklanabilir? Bu tezatlıkların altında yatan ana unsur, ülkemiz insanının
beğenilme duygusunun, mantık denen olgunun önüne geçmesidir. Konuşmak için işimizi
en uygun şekilde görebilecek basit ve ucuz cep telefonları varken pahalı ve
karışık olanına yönelmek mantıkla bağdaşmayacağı gibi, diğer örnekte de vurgulanmaya
çalışılan öncelikler tartışılabilir.
Ülkemizdeki bu zihniyet, motosiklet seçimi konusuyla bağdaşlaştırıldığında da
aynı durumun ortaya çıktığını görüyoruz. Seçim yaparken, mantık bir kenara bırakılarak
maalesef daha başka duygular ön plana çıkmakta ve seçim ona göre olmaktadır.
Egolar ön planda olduğu sürece zaten mantıklı bir tercih yapmak ta zor olacaktır.
Tecrübe ve izlenimlerimize dayanarak şu analizi gözler önüne sermek istiyoruz;
Ülkemizde, motosiklet tercihi genel olarak şu kıstaslara göre yapılmaktadır:
—Arkadaşınızda bulunan motosiklet sizin için bir ölçüdür. Ya aynısı yâda daha
iyisini tercih edersiniz.
—Çevreniz tarafından beğenilme ve takdir görme alt sınırını geçmeniz gerekir.
O yüzden örneğin eğer “racing”ci arkadaşlarınız varsa sizin de bir “racing”
almanız gerek ki o çevrede olabilesiniz.
—Size yakışan bir motosiklet almalısınız, şekil önde gelir o yüzden kendini
gösteren bir motosiklet olmasında fayda vardır. Yoksa rezil olursunuz. Herkes
sizi yuhalar, dalga geçer.
—Hoşunuza giden bir tarzı olmalıdır. Yâda hoşunuza giden bir segment te olmalıdır.
—Hayalinizin motoru olmalıdır. Aşağısı kurtarmaz.
—Erkek adam kendini gösteren bir motosiklete binmelidir. Bu motor çok güçlü
ve hızlı olmalıdır. Yakışıklı bir motor olmalıdır. Aksi halde kızlar bakmaz.
Çünkü motor burada kızları tavlamak için bir amaçtır.
Bu kıstaslar elbette ekonomik olarak rahat olup ta motosiklet seçimi yapmak durumunda olan kişiler için geçerlidir ve maddeler çoğaltılabilir. Ancak olması gereken nedir? Mantıklı bir seçim için aranan kriterler ne olmalıdır? Tabiî ki bu kişinin tecrübesine, zevkine, beklenti ve isteklerine göre değişir. Yukarıda sayılan ve latife yapılarak örneklendirilen durumlar size abartı gibi gelse de çevrenizde bu tür örneklerin çok olduğunu göreceksiniz. Fakat mantık aşağıdaki durumları gerektirir:
—Eğer motosiklete yeni başlıyorsanız düşük hacimli motosikletler ile başlamalısınız.
—Kullanım amacınız ön planda olmalıdır. Örneğin motosikleti kısa mesafelerde
mi kullanacaksınız? Sadece şehir içinde mi kullanacaksınız? Hem şehir içi hem
de şehirlerarası mı kullanacaksınız? Sadece ulaşım aracı mı olarak kullanacaksınız?
Vs. vs.
—Motosikletin yaşı yoktur ancak yaşınız bazı motosikletleri rahat kullanmanıza
mani olabilir, başka bir ifade ile sizi yorabilir. Yaşınıza göre bir seçim yapmalısınız.
Örneğin eğer 50 li yaşları geçtiyseniz size racing bir motosiklet almanızı ve
onunla şehirlerarası yol yapmanızı önermek yanlış olur. Çünkü yorucu bir motosiklete
ne kadar katlanabilirsiniz sorusunu kendinize sormanız gerekir.
—Fiziksel özelliklerinizi göz önünde bulundurmalısınız. Bacak boyunuz, motosikletin
hâkimiyeti için gerekli azami kondisyonunuz vs. Birçok motosikletin geri vitesi
yoktur, bazen öyle sürücülerle karşılaşmaktayız ki, motosikleti geri geri itecek
gücü bile yok! Bu örnekten hareketle, olabilecek her türlü fiziksel problemi
önceden analiz etmekte fayda vardır diye düşünüyoruz.
—Önceden motosiklet sınıfları, tarzları ile ilgili bilgi sahibi olmalısınız.
Bu kültür, tarz belirlemenizde faydalı olur. Sadece beğeni ve hoşlanma yeterli
olmamalıdır. Örneğin chopper tarzı motosikletlerden sadece hoşlanmak yeterli
değildir, ilk aşamada bu motosikletlerin genel yapısı, fiziki özellikleri, sürüş
kolaylık ve zorluklarını bilmek gerekir. Bu bilgi öncelikle teorik daha sonra
pratik olmalıdır.
—İlk izlenim psikolojik olarak unutamayacağınız edinimler sağlar. Örneğin bir
arkadaşınızın belli tarzdaki motosiklet hakkındaki olumlu anlatımları sizi etkileyebilir,
oysaki aslında sürüş keyfi almadığınız bir motosiklet tarzı olabilir. Bu ön
yargıyı yenmek genelde ilk olarak kat etmemiz gereken yoldur. Dolayısıyla aceleci
olmamak gerekir. Tarz belirlemeden önce her türlü motosiklet ile sürüş yapmakta
fayda vardır. Bu tecrübe, ön yargınızdan kurtulmanızı ve kolay seçim yapmanızı
sağlayabilir. Psikolojide kalıp yargılar olarak tanımlanan bu yargılar genelde
bizleri yanıltır. Örneğin çalışkan öğrenci zekidir yargısı aslında otomatik
olarak vardığımız bir yargıdır. Ancak her çalışkanın zeki olamayacağı gibi her
tembelin de zekâ düzeyinin düşük olduğunu söylemek yanlıştır. Bu bağlamda her
övülen ve beğenilen motosiklet modeli veya tarzı size göre iyi olmayabilir.
Yaşamak ve tecrübe etmek gerekir. Çünkü başkalarından aldığınız fikir, sizin
değil karşınızdakinin beğenisi ve tarzına yöneliktir.
—Nasıl flört dönemi ile evlilik dönemi birbirinden farklı ve bir tanıma ara
dönemi içeriyorsa motosiklette de öyledir. Motosikletinizi tanıma, en iyi eğitim
pistinde sağlanır. Kendinize ait bir motosiklet ile eğitim almaktan korkmayın.
Bu motosikletinizi daha iyi tanımanızı sağlar. Aksi takdirde, çizilmesinden
korktuğunuz motosikletinizi çok zaman sonra tanımanız ve yanlış seçim yapmışım
demeniz sizde sadece pişmanlık yaratır.
—Korkunuz ve tedirginliğinizi yeni alacağınız motosikletle yaşamayın. Önce eğitim
alın, sonra ya kiralamak ya da arkadaşlarınızdan ödünç almak suretiyle pratik
yapın. “Önce eğitim sonra tecrübe” kuralına uymalısınız.
—Sırf motorum olsun diye motosiklet almayın.
—Bazı motosikletlerle aldığınız eğitim, o tarzdaki motosikletleri tanımanıza
hatta sonraki aşamada seçmenize sebebiyet verebilir. Bu durumda ilk bakılacak
nokta motorun gücü değil motorun cüssesidir. Örneğin 600 cclik bir enduro ile
eğitim aldıysanız ilerleyen zaman diliminde bu motosikletin 1000 cc lik olanını
da rahatça kullanabilirsiniz demektir. Özetle kendinize bir yol haritası çıkartmalısınız.
Öncelikli hedefiniz ilk tanıştığınız motosikletin daha güçlü versiyonu olmalıdır.
Eğer eğitiminiz rahat geçtiyse ve o motosikleti tanıma imkânı bulduysanız daha
da güçlü olanını kullanabilme şansınız olduğunu unutmayınız. Ancak bu geçiş
basamak basamak olmalıdır. Yani 250 lik bir motosikletten 1200 cc ye geçmek
yanlıştır. Sınıf atlarken geçeceğiniz motosikletin hakkını eğitim pistinde verebildiğinizi
görmeniz gerekir. Ve eğitim sonunda vicdanınızın sesini dinlemelisiniz. En ufak
bir tereddüt olmamalıdır.
—Birçok motosiklet tarzı vardır (Enduro-chopper-cross-street vb…).edinilen tecrübeler
göstermiştir ki; eğitim aşamasında (yeni başlayanlar için), kullanılan motosiklet
tarzı, diğer sınıflardaki motosikletlere geçiş aşamasını kolaylaştırır ya da
zorlaştır. Örneğin ilk eğitimi scooter ile alan bir sürücü geçiş aşamasında
zorlanır, çünkü öğrendiği motosikletin vites, debriyaj vb. donanımları olmadığı
için, vitesli bir motosiklete geçişi çok zor bir aşama olacaktır. Scooter, eğitim
aşamasında bir basamak olarak kullanılsa da mutlaka vitesli motosikletler ile
pekiştirilmelidir. Bu bağlamda dünyanın hiçbir yerinde scooter tek başına motosiklet
öğrenme aracı değildir. Eğitimde, tüm motosikletlerden bir şeyler bulabileceğiniz
“enduro” tarzı bir motosiklet, mutlaka kullanılmalıdır. Böylece her türlü motosikleti
kolaylıkla kullanabileceğinizi göreceksiniz. Fakat parantez içinde belirtmek
gerekirse “istisnalar kaideyi bozmaz”.
—Motosiklet ile yolcu ve yük taşımayı düşünüyorsanız, bu amacınıza uygun seçim
yapmalısınız.
—Motosikleti seçerken öncelikli amaçlarınızı değerlendirmelisiniz. Amaçlar araç,
araçlar ise amaç olmamalıdır.
Sonuç olarak ülkemizde motosiklet; ekonomik zorluklar bir tarafa bırakılırsa, mantık süzgecinden geçirilerek yapılacak bir seçimle belirlenmelidir. Egolar ve beğenilme arzusu bir kenara konmalıdır. Önce eğitim, sonra tecrübe sıralamasına özen gösterilmelidir. Son olarak amaçlar masaya yatırılmalı ve analiz ona göre yapılarak motosiklet seçilmelidir. Sonrası cüzdanınıza ve önceliğinizin ne olduğuna bağlı…
Güvenli ve keyifli sürüşler dileğiyle.